Nisan
14

‘Çöpe attığım kağıt hayatımı değiştirdi’

hamdiulukaya.jpg

İş dünyasına ait haberlerin bulunduğu “ciddi” dergilerde ve gazetelerin ekonomi sayfalarında yayımlanan başarı öykülerini aklınıza getirin. Aldığı ödüllerle birlikte şık ofislerindeki büyük masalarının başında ya da fabrikalarının önünde poz veren işadamlarını ve işkadınlarını mutlaka anımsayacaksınız. Hamdi Ulukaya (39) da onlardan biri. Üstelik başarı hikayesi alışık olduklarımızdan çok daha renkli. Dedesi ve babası ile birlikte yaz aylarında yaylaya çıkıp koyun güden, üniversite çağına kadar ne olacağına bir türlü karar veremeyen. Amerika gibi bir yere tek kelime dahi İngilizce bilmemesine rağmen “Gidip bir bakayım, nasılmış oralar?” diyerek gidebilen biri o. Her ne kadar “Maceraperest değilim” dese de risk almaya bayılıyor. Hiç düşünmeden, hesap kitap yapmadan aldığı risklerde hiç yanılmamış olmalı ki şu an Amerika’nın en başarılı 10 işadamından biri ve 40 yaş altındaki işadamları arasında en parlak girişimci olarak anılıyor.

* Babanız mandıracılık yapıyormuş. Ona yardım ederek büyüdüğünüzden bahsediyorsunuz. Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

Dedem Elazığ’daki Şavak aşiretinin lideriydi. Ondan sonra da babam geldi. Ancak aşiret denilince hep mal mülk üzerine işleyen bir sitem gelir akla. Bizimki öyle değildi. Dedem de babam da manevi liderlerdi. Ben altı kardeşli bir ailede, Fırat Nehri’nin kenarında, Munzur Dağları’nın eteğinde küçük bir kasabada büyüdüm. Hayatım dedemin dizinin dibinde aşireti nasıl yönettiğini izleyerek geçti. Verilen sözün tutulması gerektiğini, bir işte önceliğin insan ve ona duyulan güven olduğunu ondan öğrendim. Babam mandıracılık yapardı. Ben de yazları yaylaya çıkar, ona yardım ederdim.

* Amerika’ya gitme fikri nasıl ortaya çıktı?

Dil öğrenmek istiyordum. Öylesine, bir gidip bakayım dedim ve Long Island’a gittim. İlk başlarda her giden gibi bocaladım, yalnız kaldım çok. Amerika’ya küçük bir sırt çantasıyla gittim, hiçbir şeyim yok sanıyordum ama meğer ailemden öğrendiğim deneyim ve bilgilerle doluymuş. Başarılı olmak için gereken her şeye sahipmişim.

“Yunanlılar ‘Bir Türk yoğurt piyasasında bizi geçti’ diye üzüldü”

* İlk fabrikanızı da babanızın desteğiyle kurmuşsunuz…

Beni ziyarete gelmişti. “Burada hiç güzel peynir yok, bizimkileri getirip satsana” dedi. Hemen bir-iki konteynır getirdik. Toptancılara verdik, iyi gitti. Para kazandık. Ardından da bir fabrika kurduk. İki yıl bocaladık ama sonra ürün oturdu.

* Tam peynir işi düzene oturmuşken bu defa da Chobani’yi kurup bir daha risk almışsınız…

Yapım böyle. Çalışmam lazım illa ki. Chobani’nin kurulma hikayesi de enteresandır. Masamı toplarken elime bir kağıt geldi. Üzerinde “Makineleriyle satılık yoğurt fabrikası” yazıyor. Attım çöpe. Yarım saat sonra çöpün içinde kağıdı arıyordum.

* Ne oldu o yarım saat içinde?

Karşıma bir fırsat çıktı, birçok insanın başına her gün geliyor ama ben fark ettim ve değerlendirdim. O çöp kutusu hayatımın dönüm noktasıdır bu yüzden.

* O kararı size ne verdirdi?

Fabrikada çalışan 55 kişi kararımda etkili oldu. O insanlar bir ay sonra kapanacak bir fabrikada çalışıyorlardı ve gittiğimde işin hiç teklemediğini gördüm. İnsanlarda ne bir isyan, ne bir bıkma ya da moral bozukluğu… Çok etkilendim. Dedim ki “Bu insanlar kapanmak üzere olan bir fabrikada böyle çalışıyorlarsa yeni bir yatırımda neler yaparlar.” Beni yanıltmadılar. Dört yılda Amerika’nın en büyük süt alımını yapan fabrika olduk.

* Türkler “Yoğurdu biz icat ettik” der. Oysa sizi ambalajlarınızda “Yunan yoğurdu” yazıyor. Tepki aldınız mı?

Fransızlar da, Yunanlılar da, Bulgarlar da, biz de böyle diyoruz. Oysa yoğurt bir yöreye ait değil. Yunan yoğurdu Türk yoğurdundan farklı. Bizim süzme yoğurda benziyor ama daha sulu ve tatlı. Ayrıca onlar bu pazarı oluşturmuş, insanlar Yunan yoğurdu diye bir şeyle tanışmışken aynı ürünü başka bir isimle lanse etmek iş anlamında büyük bir hata olurdu. Buradaki Türk işadamı arkadaşlarımdan bazı tepkiler almıştım ama zamanla geçti. Yunanlıların da tepkileri oldu, “Bir Türk geldi ve bizi geçti” diye epey üzüldüler.

“Biz Apple’ın izlediği rotaya paralel gidiyoruz”

  • Geçenlerde Forbes dergisi sizin için “Yoğurdun Steve Jobs’u” diye bir tabir kullandı…

O enteresan bir başlıktı. Ben ilk toplantımızda arkadaşlarıma “Biz gıda firması olabiliriz ama stratejilerimizi teknoloji firması gibi geliştirmeliyiz. Basit ürün, yenilikçi ürün ve şaşırtıcı pazarlama yöntemlerimiz olmalı” demiştim. Bu, Apple’ın izlediği rotayla gayet paraleldi. Hâlâ da öyle. Yılda iki kez yeni ürünler çıkarırız, ambalajlarımızı yenileriz. Yeni ürünü son ana kadar açıklamaz ve tüketicide beklenti yaratırız.

* Siz patron olarak hâlâ her aşamada işin başında mısınız?

Hayır çünkü bir yönetici varlığını ne kadar görünmez kılarsa o kadar başarılıdır. Ben şu an burada tatildeyim ve telefonum çalmıyor. Çalsa da açmam çünkü biliyorum ki ben olmasam da sorunsuz devam edecekler. Bir de “Aman benim işimi elimden alır” diyerek adam yetiştirilmiyor. Oysa bu yanlış, siz ne kadar çok size benzeyen ve işinizi yapan adam yetiştirirseniz o kadar hızlı ilerlersiniz. Mesela “Steve Jobs olmadan Apple nasıl devam edecek” diye endişelenenler var. Ama ben hiçbir zarar gelmeyeceğine eminim. Apple da böyle bir şirket çünkü.

* Bir de Chobani Shepherd’s Gift Foundation (Çoban Armağanı Vakfı) adında bir vakfınız var.

Bizim kültürümüzde paylaşmak var. Para bir yere kadar, sonra insan manevi bir başarı arıyor. Kârın yüzde 10’u vakfa gidiyor. Yurtdışında fabrikamızın bulunduğu kasabaya Amerika’nın en büyük beyzbol sahasını kurduk. Türkiye’de de kütüphaneler kuracağız. Kurban Bayramı’nda da Somali’ye gidiyoruz. Oraya da 1 milyon dolarlık bir bağışta bulunduk.

“Boş zamanlarımda çocuk öyküleri yazıyorum. Birini bastırmak üzereyim”

* Biraz da özel hayatınızdan bahsedelim. Anneniz çok istemiş ama siz bir türlü evlenmemişsiniz..

İlk başlarda zamanım yoktu, sonra da nedense olmadı. Bir-iki kere direkten döndüm tabii. Aile benim için çok önemli. Baba olmak da istiyorum. Ama bugüne kadar doğru kadın karşıma çıkmadı. İlk görüşte aşka da inanırım.

* Neler yapıyorsunuz boş zamanlarınızda? Soho’da bir evim ve New York’un dışında bir çiftliğim var. Çiftlikte atlarla ve köpeklerimle vakit geçiriyorum. Gece hayatım yok, yüksek sesli müzik başımı ağrıtıyor. Dans etmeyi de beceremem. Çocuk öyküleri yazıyorum. Birini bastırmak üzereyim. Bir de fırsat buldukça dünyayı geziyorum. Favori mekanım Güney Amerika. “Çoban her yerde çoban, yoğurt her yerde yoğurt”

* Önümüzdeki günlerde Amerika Reklamcılar Federasyonu’nundan iki ödül alacaksınız…

Dört yılda bu ödüllere layık görülmek harika. Reklam kampanyalarımız nedeniyle başarılı bulunduk. Ama bugüne kadar aldığım ve en gurur duyduğum ödül Türk-Amerikan İş Forumu tarafından Yılın Girişimcisi seçilmekti. Kendi milletimin verdiği ödüldü çünkü.

* Chobani ismi nereden geliyor?

Balkan ülkelerinde, Yunanistan’da falan “Choban” aynı anlama geliyor. Çoban yani. Ben de bu kelimenin bu birleştirici özelliğinden etkilendim. Sonuçta çoban her yerde çoban, yoğurt her yerde yoğurt.

* Amerika’daki Türkler size iş için başvuruyor mu?

Benimle çalışmak için bana özelliklerini, donanımlarını ispatlaman gerek. Sırf Türksün diye seni işe almam. “Maria’dan, George’den ne farkın var?” bilmeliyim.

Kaynak: Milliyet-Pelin Çini

0

4639 Kez Okundu.
Mart
18

Karadeniz’den gelen bir hamsi ile başlayan başarı öyküsü…

Saime-Kambur.jpg

Ev hanımı Saime Kambur tarafından kurulan Ankara’daki Alo Hamsi’de birbirinden lezzetli balıklar yapılıyor. Lezzetin nedeni balıkların her gün Karadeniz’den gelmesi ve tabiki kadın eli değmesi…Ankara’da kendi halinde bir ev hanımı olan Rizeli Saime Kambur’un (44) hayatı 4 yıl önce pişirdiği bir tava hamsiyle değişmiş. Kambur ailesinin sık sık balık pişirdiğini gören komşuları bir gün sofralarına konuk olmuş. Saime Hanım’ın pişirdiği leziz balıkların tadına bakan komşuları, ‘Balıkları biz alalım yeter ki sen pişir.’ diyerek bu ziyafetin sık sık tekrarlanmasını istemiş. Hamsi ziyafeti isteyen halka giderek genişleyince Saime Hanım’ın aklına bir balık lokantası açma fikri gelmiş. Eşi Vedat beyin de desteği ile ‘Alo Hamsi’ ismiyle bir lokanta açan Saime Hanım, o günden beri eşiyle birbirinden leziz hamsi ve mezgitleri Başkentli balık severlerin damak tadına sunuyor. Vedat Bey ayrıca Gazi Mahallesi’nde bir bakkal dükkanı da işletiyor. Devamı

0

3955 Kez Okundu.
Ağustos
6

Hayatını bir işle çevirmeyi başaran bir Türk kızı

zeynep.jpg

Zeynep Demirbilek‘in 2003′te 5 bin pound’luk sermayeyle Londra’da kurduğu tercüme şirketi Pearl Linguistics, ödüle doymuyor.

Pearl Linguistics en son Batı Avrupa’nın en büyük 20′nci tercüme şirketi seçildi. Körfez Savaşı olduğunda Zeynep Demirbilek 13 yaşındaydı. Televizyona yapışmış halde TRT’den gelişmeleri takip ediyordu. TRT savaş haberlerinin çoğunu CNN’den alıp simultane çevirmen yoluyla yayınlıyordu. 1990′da Türkiye’de tek bir simultane tercüman vardı; Dilek Onay. Devamı

1

25370 Kez Okundu.
Mayıs
14

Yeni Başkan…

uaysal.jpg

İstanbul 1941 doğumlu olan Ünal Aysal, orta öğrenimini 1960 yılında mezun olduğu Galatasaray Lisesinde, Yüksek öğrenimini de İsviçre - Neuchatel Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden de muadelet diplomasını aldı. Galatasaray Lisesinden mezun olduğu 1960 yılından itibaren, çalışma hayatına başlamış olan Ünal Aysal, 1970-72 yıllarında Koç Holding bünyesindeki Ram Dış Ticaret şirketinde ihracat koordinatörü olarak görev yaptı. Devamı

0

7903 Kez Okundu.
Şubat
27

Türk Ejderhası…

alphan_manas.jpg

30 Temmuz 1962 tarihinde İzmir’de doğdu. 1983 yılında Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Daha sonra New York’a gitti ve 1987 yılında New York Eyalet Üniversitesi’nden (SUNY) Üretim Yönetimi konusunda lisansüstü diplomasını aldı.

Bir süre Tenba firmasının New York fabrikasında Üretim Müdürü olarak çalışan Alphan Manas, 1987 yılında Fortune 500′e dahil Vicks Corp.’a bağlı, Sears, K-Mart ve JC Penny gibi zincir devlere dünya çapında hazır giyim üretimi yapan Colonial Corp.’un Ülke Müdürü olarak Türkiye’ye döndü. Devamı

3

11672 Kez Okundu.
Ocak
29

Sahibi çiftçi kooperatifleri olan Konya Şeker, süt üretimine yönelik kurduğu Dana Bank’tan sonra şimdi de Tosun Bank’ı hayata geçirdi.

rkonuk.jpg

Konya Şeker’in kurduğu Dana Bank büyük talep görünce, aynı kapsamda bir de Tosun Bank kurulmasına karar verildi.

Konya Şeker’in kurduğu ve 3 bin liralık bir ineğin sahibine her ay 250 ila 300 TL net ödeme yapan Dana Bank’ın kapasitesi 1,000 ineğe çıkarıldı. PANKOBİRLİK ve bir çiftçi kooperatifi şirketi olan Konya Şeker’in Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk, et fiyatlarını aşağıya çekecek bu sistemle erkek danaların beslendiğini, yeterli büyüklüğe geldiğinde kesime yollandığını ve bedelin, masraflar kesildikten sonra çiftçiye ödendiğini açıkladı. Devamı

1

4281 Kez Okundu.
Aralık
12

Çikolata ve çiçeği birleştirerek başarıyı yakaladı.

didemalsoy.jpg

Çikolata ve Çiçekle Bonnyfood Markasını Oluşturdu

Hastanedeki çiçek ve baklavadan ilham alarak lezzet çiçekleri adını verdiği Bonny Food markasını yaratan Didem Alsoy, Türkiye’de yeni bir girişimcilik tarzı da yarattı. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) düzenlediği 4. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’da üçüncülük ödülünü kazanan Didem Alsoy, Mart 2009′da hizmete soktuğu “Bonny Food” markasıyla çiçekçilik ve gıda sektörlerini birleştirerek 6 ayda 1.3 milyon TL ciroya ulaştı. 2010′da yüzde 800 büyümeyi hedefleyen “Bonny Food” markasıyla 2012 yılında halka açılmaya hazırlanan Alsoy, “Türkiye’de 7 bin çiçekçi, 14 bin pastane var. Bu iki alanı birleştirerek hem göze hem damağa hitap eden bir konsept yarattık” dedi. Devamı

4

7725 Kez Okundu.
Ekim
17

“Ben global bir Türk’üm”

hikmetersek.jpg

12 milyar dolar piyasa değerine sahip, yılda 71 milyar dolarlık para akışına yön veren Western Union’un Başkanlık ve CEO’luk koltuğuna eylül ayında oturan Hikmet Ersek, “Ben global bir Türk’üm” dedi.

DÜNYANIN en büyük uluslararası para transferi şirketi Western Union’un Başkan ve CEO’luk görevine atanan Hikmet Ersek, yılda 71 milyar dolarlık para akışına yön verecek. 380 milyar dolarlık dünya para transferi pazarında lider durumdaki Western Union’ın başına geçen 49 yaşındaki Hikmet Ersek, Christina Gold’dan (62) eylül ayında koltuğu devralacak olan Ersek, “Ben global bir Türküm, dünyanın neresine gidersem gideyim insanlarla rahat anlaşıyorum” dedi. Ersek, The Coca-Cola Company Başkan ve CEO’su Muhtar Kent’ten sonra, “Fortune 500” listesindeki uluslararası bir devi yöneten ikinci Türk oldu. Kariyerine 1986 yılında Avusturya’da Europay/Master Card şirketinin finans bölümünde başlayan Ersek, satış, pazarlama ve banka ilişkilerinden sorumlu olarak görev yaptı. 1996 yılında General Electric Capital’e transfer olan Ersek, GE Corporation’un Avusturya ve Slovenya sorumlusu olarak çalıştı. Devamı

1

7514 Kez Okundu.
Eylül
12

13. Dev Adam !!!

BogdanTanjevic2.jpeg

Bogdan Tanjević (23 Şubat 1947) Türkiye Milli Basketbol Takımı’nın ve Fenerbahçe Ülker’in Karadağ asıllı İtalyan koçu. “Kurt hoca Tanjević” tanımıyla Türk basketbol severlerin akıllarında yer eden hoca daha önce Yugoslavya Basketbol Milli Takımı (1971-80), Juve Caserta (1982-86), Pallacanestro Trieste (1986-09), Olimpia Milano (1994-96), CSP Limoges (1996-97), İtalya Milli Basketbol Takımı (1997-2000), KK Buducnost (2000-01), Asvel Villeurbanne (2001-02) ve Virtus Pallacanestro Bologna (2002-04) takımlarını çalıştırdı. Devamı

0

3953 Kez Okundu.
Ağustos
14

Rekor Başarı…

nyanit.jpg

Nevin Yanıt, 16 Şubat 1986 tarihinde, Mersin’de dünyaya geldi. Genç yaşlardan itibaren atletizmle ilgilenen Yanıt, 2006 Türkiye Üniversitelerarası Atletizm Şampiyonası’nda hem 100 metre hem de 100 metre engelli koşularında altın madalya kazanarak adını Türkiye’ye duyurmayı başardı. Devamı

1

2925 Kez Okundu.
Temmuz
10

Başarısının sırrını hayal etmeye borçlu

aozbay.jpg

Uni markasıyla ihracat yaptığı 52 ülkeden 8’inde pazar lideri olan Ataman İlaç’ın kurucusu Ataman Özbay başarısının sırrını hayal etmeye borçlu. Çalışmaya 7 yaşında başlayan Özbay bugün 67 yaşında. Ve hala sabahları 4’te uyanıp yapacaklarını kafasında canlandırıyor.

Ataman İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Özbay yaptığı işleri heyecanla anlatıyor. Devamı

29

5986 Kez Okundu.
Mayıs
30

maNga

Kategori: BAŞARI HİKAYEM -

Bir Eurovision başarısı daha MaNga ‘dan…

manga.jpg

2001 sonlarına doğru Ankara’da kurulan maNga grubunun hikayesi Yağmur Sarıgül “Yamyam”(Gitar)’ün barlarda “cover” parçaları yorumlayıp eğlendikleri gruptan ihraç edilmesiyle başladı. Yamyam yeni grubunda rock müzikle elektroniği, sert gitar riff’leriyle rap vokalleri birleştirmek istiyordu. Özgür Can Öney (Davul), Efe Yılmaz (Turntable), Ferman Akgül (Vokal) ve Cem Bahtiyar (Bas Gitar)’ın gruba dahil olmasıyla kadro tamamlanmış oldu ve maNga şu andaki yapısına kavuştu. Devamı

1

3861 Kez Okundu.
Mayıs
16

Adam gibi Şampiyon

esaglam.jpg

Ertuğrul Sağlam, 19 Kasım 1969, Zonguldak doğumlu Türk teknik direktör ve eski Beşiktaş’lı futbolcu.İlk, orta, lise eğitimini Ereğli’de tamamladıktan sonra bu dönem içerisinde Ereğli Erdemirspor’un Minik, Yıldız, Genç ve Amatör takımlarında futbol oynayıp, daha sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Metalürji Mühendisliği bölümünü kazandı. Yıldız Teknik Üniversitesi’ye kayıt yaptırırken, o dönemde Fenerbahçe’nin alt yapısında görevli olan Yılmaz Yücetürk’ün tavsiyesi ile Fenerbahçe Genç Takımı’na gitti. Devamı

0

2603 Kez Okundu.
Nisan
23

GENÇ GİRİŞİMCİNİN BAŞARISI

oekinci.jpg

Lisedeyken mahalledeki nalbura bilgisayar programı yazdı. İşler öyle hızlı gelişti ki iktisat diploması almadan “genel müdür” ünvanı ile dev şirketlere proje satmaya başladı . Devamı

0

3326 Kez Okundu.
Mart
20

Bir kadın, bir başarı hikayesi…

hacercam.jpg

Kahramanmaraş’ta evli bir kadın, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından (SYDV) aldığı 10 bin TL krediyle natürel sabun üretmeye başladı.

Aslen Manisalı olan Hacer Çam, eşi Gökmen ile birlikte uzun yıllar değişik illerde yaşadı. 2 yıl önce eşinin memleketi Kahramanmaraş’a dönen Çam çifti, bir süre iş arayışına girdi. Gökmen Çam’ın, iş müracaatlarından aldığı olumsuz cevap karşısında mücadeleye devam eden çift, kendi işini kurmaya karar verdi. Devamı

0

3393 Kez Okundu.
Mart
7

Hamallıktan patronluğa uzanan başarı öyküsü

akarak.jpg

2010 yılı, en renkli halka arza tanıklık edecek. İMKB’ye bu yıl ilk defa meyve-sebze halinden bir firma geliyor.

Krizin en ağır hissedildiği 2008-2009 yılında birçok firmanın askıya aldığı halka arzlar, yeniden hareketleniyor. 2010 yılı, en renkli halka arza tanıklık edecek. İMKB’ye bu yıl ilk kez meyve-sebze halinden bir firma geliyor. Hamallıktan gelen Ayhan Karak‘ın oluşturduğu 31 milyon TL cirolu Mango Gıda, mart ayında halka arz edilecek. Devamı

0

2507 Kez Okundu.
Ocak
10


Tüketicileri buluşturup fabrikadan ucuza alıyor, dünya devleri peşinde.

cetinay.jpg

Aynı malı talep eden dünya üzerindeki tüketicileri internet üzerinde örgütleyip, fabrikadan topluca ucuza alım yapan Türk işadamı Çetin Ay, yeni iş modeliyle sanal pazarda çığır açıyor. Amazon, Yahoo, Microsoft, E-bay başta olmak üzere internet üzerinden satış yapan şirketler, Türk işadamı Çetin Ay‘ın patentini aldığı sistemi elde edebilmek için peşine düştü. Devamı

4

5433 Kez Okundu.
Aralık
20

48 reşadiye altınıyla başlayan bir başarı hikayesi

ak.jpg

Babasından aldığı 48 reşadiye altınla ticarete atılan Ahmet Keleşoğlu‘nun bugün beş bin kişinin ilaç şirketinin sahibi

İlkokuldan sonra eğitimine devam edemeyen iş adamı Ahmet Keleşoğlu, babasının kendisine ticarete atılması için sermaye olarak verdiği 48 reşadiye altını ile başladığı ticari hayatını, bugün 5 bin kişinin çalıştığı şirketin başkanı olarak sürdürüyor. Devamı

5

5868 Kez Okundu.
Kasım
8

Muhtar Kent’e Türkiye’den kadın rakip geliyor

umran.jpg

The Coca-Cola Company’nin Türk CEO’su Muhtar Kent’ten sonra, Pepsi’nin Türkiye ve Güneydoğu Avrupa Bölge Başkanı Ümran Beba da, PepsiCo’nun dünya başkanlığına doğru adım adım ilerliyor. Devamı

4

3958 Kez Okundu.
Haziran
27

‘Pop’un Kralı’ Michael Jackson

michael.jpg

Amerikali, pop müzik ses sanatçisi. Ünü amerika sinirlarini asarak, dünya pop müzik tarihine damgasini vurmus; çikardigi hemen hemen bütün albümler hit olmus ve tüm zamanlarin en iyi satis rakamlarina ulasmistir. Benzersiz ve kendine özgü dansiyla, sansasyonel özel hayatiyla, eglence sektörüne getirdigi farkli solukla, 70′li yillardan günümüze degin süren müzik kariyeri boyunca dünya çapinda bir “pop idolü” haline gelmistir. Devamı

0

2331 Kez Okundu.





En Beğendiğiniz Başarı Hikayesi Kime ait ?


Alexander Rybak
Ercüment Büyükşener
Michael Jackson
Ümran Beba
Ahmet Keleşoğlu
Çetin Ay
Ayhan Karak
Hacer Çam

Sonuclar


.